kutlu.name.tr

Blog

Araçlar

Blogu Paylaş

Tavsiye Et

Puan:

Okunma: 837

İnciler : İlâç Prospektüsleri

   Aspirin Plus C
   Firma : Bayer İlaç Fabrikaları A.Ş. İstanbul
   Ruhsat Tarihi : 13.08.1992 No : 161/20
   Bu reçetede dil açısından şahsen hiçbir hata tespit edemedim.

   Cabral 24 Draje
   Firma : Dr.F.Frik İlaç San Ve Tic AŞ
   Ruhsat Tarih: 11.01.1970 ve No: 106/12

 “Uyarılar/Önlemler”
   Yukardaki başlıkta görüldüğü gibi eğik çizginin iki kelimeyi birbirinden ayırmak için kullanılmasını doğru bulmadığımı başka
bir reçetede belirtmiştim.

 "var yapmak ekzantem"
 “Bazı hassas hastalarda midede dolgunluk veya bulantı, dilde yanma duyusu veya deri deri eksentemi yapabilir. Fakat çabuk geçicidir, uyuşukluk, kaşıntı ve deri döküntüleri görülebilir.”
   Burada denilmek istenilen anlatılıyor, daha doğrusu anlaşılabiliyor. Ama, "Var yapmak ekzantem, ama çabuk geçmek" denilseydi gene anlaşılırdı. Böyle denilmemiş çok şükür, ama epeyce yaklaşılmış. Burada ilk cümle "yapabilir" fiili ile bitiriliyor. İkinci cümleye başlanıyor, ikinci cümlenin birinci kısmı, "Fakat çabuk geçicidir" birinci cümlenin devamı aslında. Bu kısım, "yapabilir"den sonra virgülle eklenebilirdi. O zaman ikinci cümle de, "Uyuşukluk, kaşıntı ve deri döküntüleri görülebilir” şeklinde olacaktı. Ama o zaman da "var yapmak" olmayacaktı.

   Prof.Dr.İsmet Dökmeci, "exercise" kelimesini "egzersiz" şeklinde, "Exanthem" kelimesini de "eksantem" şeklinde Türkçeleştirmiş. Prof.Dr.Çağatay Güler, "exantem" kelimesi karşılığında Türkçe bir kelime vermemiş, kelimeyi açıklamakla yetinmiş. Prof.Dr.Süreyya Ülker, "exanthema" krşılığında "dış döküntü", "dökünce" kelimelerini kullanmış. Prof.Dr.Utkan Kocatürk, "exanthem" karşılığında "döküntü", "ekzamtem" demiş. Doç.Dr. Figen Gövsa Gökmen, "exanthema" kelimesini açıklamış, ancak Türkçe karşılık vermemiş, "exanthem" karşılığı olarak da "exanthema" demiş. Cabral prospektüs yazarı da "ekzentem"le yeni bir katkıda bulunmuş dilimize.
Şüphesiz bu kelimenin Türkçe karşılığı olarak kullanılması gereken kelime "ekzantem"dir ve öyle kullanılmaktadır.

   Kavram hatası
 “Kumarin deriveleri(antikoagülanlar), tolbutamid, oral antidiabetik ve difenilhidantoin ile tedavi gören hastalarda, bu ilaçların etkilerini arttıracağından dikkatle kullanılmalıdır.”
Bu cümlede iki yazım hatası, bir ek hatası ve bir yanlış kavramla karşılaşıyoruz.
Yazım hataları : tolbutamid(tolbutamit), antidiabetik(antidiyabetik).
   Ek hatası : Burada iki tek ilaçtan ve iki grup ilaçtan söz ediliyor. Tek ilaçlar “tolbutamit” ve “difenilhidantoin”. “Kumarin deriveleri” ve “oral antidiyabetikler” ise gruptur. Nasıl yukarda “Kumarin deriveleri” denilmişti, aynı şekilde “oral antidiyabetikler” denilmeliydi.

   Kelimeler:
   mediko-mekanik
   şiropraktik
   göz titremesi

   Uzm.Dr.Mehmet Ali Kutlu, 23 Aralık 2008, 00.50


   Efexor XR Kapsül’ün Prospektüsü
   Firma : Wyeth
   Bakanlık onay tarih ve no: 01.12.2005-58207 Ci 6619-2
   Efexor XR Kapsül’ün Prospektüsüne geçmeden önce genel olarak ilâçların içine konulan tanıcı bilginin yer aldığı “prospektüs” olarak adlandırdığmız yazılı sayfacıklar hakkında genel bir iki şey söylemek istiyorum. Bir kere Sağlık Bakanlığı bu tanıtıcı bilginin tamamen Türkçe kullanılarak verilmesini bir zorunluluk haline getirmelidir. İkincisi standartlar belirlenmelidir. Standas-artlat olsa gerek. Varsa yeniden düzenlenmelidir. Prospektüsler okunmak için yazılmıyor mu? Evet! Peki bunları kim okuyacak? Dikkat ederseniz, prospektüslerde kullanılan dil ve verilen bilginin uzmana, eğitimli kişiye, doktora yönelik olduğunu zaten gösterir. Peki doktor deyince aklımıza ne gelir? On sekiz artı altı yıl eğitim, eder yirmi dört. İhtisas, askerlik derken otuzu geçtik mi? Başlar yavaş yavaş problemler, bu arada tabii görme de bozulur. Peki neden prospektüsler karınca duası gibi incecik harflerle yazılır? Bırakın gözlüksüz okumayı, gözlükle bile çoğunu okuyamazsınız, büyülteç kullanmanız gerekir. Bunun kâğıt ve mürekkep sarfiyatını önlemekte yararı vardır şüphesiz. Ama biz günlük basında o kadar çok kâğıt ve mürekkep sarfiyatına neden oluyoruz ki, prospektüslerde kullanacağımız büyük harflerin getireceği maliyetin bunların yanında esamisi okunmaz.
   O halde devletin getireceği standartlar arasında rahatlıkla okunabilecek karakter ve büyüklükte yazıyla yazılma zorunluluğunun yer alması mutlaka gereklidir.
   Bu tespit ve öneriden sonra Efexor XR Kapsül’ün prospektüsüne geçebiliriz.


 “efeksör iks-ar”
   Bir kere yukarda bu prospektüslerin dilinin tamamen Türkçe olması gerektiğine işaret etmiştim. Bunun gerekliliğini çarpıcı bir örnekle açıklayalım. “Efexor XR Kapsül”ü nasıl okuyorsunuz? Hasta “efekor” diye okuyor. Sağolsun. Dili yaşatan millettir, halktır. Okumuş ve biraz da yabancı dilden haberdar edilmiş kişi nasıl okur? “Efeksör -veya efeksor- iks ar kapsül” şeklinde değil mi? Evet! İşte ilk kazığı yediniz. Bir kere Türkçe’de “iks” diye bir harf yok, bu nedenle de “x” harfini İngilizce yazıldığı şekilde okumaya yönlendirilmiş oluyorsunuz. İkincisi “x” harfini “iks” şeklinde okuduktan sonra, bir sonraki harf “r”yi, “re” şeklinde okumanız gerekirken, otomatik olarak beyniniz “ar” şeklinde okur.

 “efeksör iks-re’de” mi, yoksa “efeksör iks-ar’da” mı?
   Yabancı, Türkçe yazılmış bir prospektüsü size İngilizce okuttu mu? Okuttu! Ama iş bitmedi. “Efexor XR” ifadesinden sonra bir ek gelirse ne yapacaksınız? Tabii ki Türkçe kuralların ihmal edileceği bir ekleme yapacaksınız; “efeksör iks-re’de” demek yerine “efeksör iks-ar’da” diyeceksininiz. İşte prospektüsün yazarı da öyle demiş.

   Kötü cümle kuruluşları
   Yazı saha “Faramakolojik Özellikler”de kötü bir cümleyle kullanacağı Türkçe’den bizi haberdar ediyor : “Venlafaksin, selektif bir noradrenerjik-serotonerjik geri alım (reuptake) inhibitörüdür. Kimyasal olarak trisiklik, tetrasiklik veya diğer antidepresanlardan farklı, yeni bir antidepresandır.” Buradaki birinci cümle anlaşılması zor bir cümle, ikincisi ise yanlış kurulmuş bir cümledir. Hekimler “trisiklik antidepresanlar”, “tetrasiklik antidepresanlar” ifadesini kullandığı gibi sadece “trisiklikler”, “tetrqasiklikler” de diyor. Cümlede diğer antidepresanlardan söz etmek gerektiğinde her iki şekilde kullanamayabiliriz. Cümle ya, “Kimyasal olarak trisiklikler, tetrasiklikler ve diğer antidepresanlardan farklı, yeni bir antidepresandır” şeklinde olmalıydı, ya da daha doğrusu, “Kimyasal olarak trisiklik anttidepresanlar, tetrasiklik antidepresanlar ve diğer antidepresanlardan farklı, yeni bir antidepresandır” şeklinde olmalıydı. Burada dört kere “antidepresan” demek, yanlış olmadığı gibi cümlenin şıklığını da bozmamaktadır.

   İngilizce oku, Türkçe ekle!
 “Efexor XR’ın absorbsiyon yarı ömrü” denilmektedir. Doğrusu “Efexor XR’nin absorpsiyon yarı ömrü”şeklinde olmalıydı. Yukarda belirttiğim gibi yazar “XR”yi “iks-re” şeklinde değil de “iks-ar” şeklinde okumakatadır. İkincisi “absorbsiyon”daki “b” yerine “p” kullanılmalıdır. Hatta burada birinci “b” de yerini “p”ye terk etmeli derim.

 “Venlafaksin ve o-dv’in” yerine Venlafaksin ve o-dv’nin denilmesi gerekmektedir. Burada kısaltma okunarak ekleme yapılmaz, harfin okunuşuna göre ekleme yapılır. Yazar “o-dv” yazıp, “o-desmetilvenlafaksin” şeklinde okumaktadır. Oysa bu kısaltma “o-deve” şeklinde okunmalı ve bu okunuşa göre ek almalıdır. Yazar bu yanlışını iki sayfalık prospektüste defalarca tekrarlamaktadır.

   Gereksiz üstten virgül
   Özel bir isim olmayan kimyasal bir maddenin sonuna ek geldiğinde yukardan virgül kullanılmaz. Ama yazarımız her “venlafaksin” ve her “o-desmetilvenlafaksin”in sonuna ek gelmesi gerektiğinde yukardan virgül kullanıyor.

 “panik bozukluğu” mu, “panik bozukluk” mu?
   Yazar “agorafobi ile birlikte veya agorafobi olmaksızın görülen panik bozukluğu tedavisinde” ifadesinde görüldüğü gibi “panik bozukluk” yerine “panik bozukluğu” demeketedir. Herhalde çeviri yaptığı dile böyle uygun düşüyor. Ama Türkçe’de “panik bozukluk” denilmektedir. Kullananlar vardır, ama bence doğru ifade “panik bozukluk”tur. Cümle içinde de “panik bozukluğunda” değil, “panik bozuklukta” veya “panik bozukluklarda” demek gerekir.

 “nöroleptik malignant sendrom” mu, “nöroleptik malin sendrom” mu?
   YaZAR “nöroleptik malignant sendrom” ifadesini kullanmaktadır. Neden “neuroleptic malignant syndrome” değil o zaman? İfadeyi Türkçe kaşılıklarını kullanmadan kullanacaksak kelimelerin okunuşlarını Türkçe yazmalıyız.

 “reversible” mi, “reversibıl” mı?
   Tabii ki burada da Türkçe karşılığını kullanmayacaksak “reversible” yazıp “reversibıl” okumak yerine doğrudan doğruya okunması gerektiği şekliyle yazılmalı yabancı kelime : “reversibıl”. Aynı hata “irreversible” ifadesinde de tekrarlanmıştır : “öneriler irreversible MAO inhibitörleri düşünülerek yapılmıştır.”

 “ve/veya”
   Şahsen “ve/veya” ifadesine karşıyım. Hangisi daha uygun düşüyorsa o kullanılmalı, ya da her ikisini de kullanmak gerekiyorsa Türkçe’nin şiirselliğine uygun farklı bir cümle kullanılmalıdır. Yazar dışında bu şekilde kullanımın yaygın olduğunu belirtmeliyim.

 “akut dar açılı glokom”
   Yazar “akut dar açılı glokom”u, parantez açarak “akut açı kapanması glokomu” şeklinde açıklayarak tıp ilmine katkıda bulunuyor. Böyle beyni yoran açıklamalara gerek yok dostum. Pratisyen hekimler dahil, tüm doktorlarımız “akut dar açılı glokom”dan haberdarlar.

 “Görülme oranı (>0.01% ve <0.1 %) olan yan etkiler…”
   Klavyede bulamadığım için yazamadım. Parantez içinde, 0.01%’den az veya eşit denilmekte. Ama bu rakamlar neden parantez içinde? Parantez içinde verilen açıklama kaldırılsa da cümle anlamını korur. Kaldıralım, “Görülme oranı olan yan etkiler…” Hiçbir anlam kalmıyor. Rakamlar hatalı olarak paranteze alınmıştır.

 “Cmin’ları”
   Yine bir ek alma hatası, “Cmax ve Cmin’ları”. Doğrusu “Cmax ve Cmin’leri” olacaktı.

 “deprese hastalar”
   Hasta depresyondan muzdarip olan hastalara “deprese hastalar” demektedir. Bu ifade de hekimler tarafından kullanılıyor olmakla birlikte, hastalığın tedavi edilebilecek ve tedavi edilmesi gereken, vücudun doğal sağlıklı yapısına yabancı bir durum olarak algılanması gerektiğini düşünerek bu ifadeye karşı çıkıyorum. Bence “deprese hastalar” ifadesi depresyon tedavisi gören hastalar üzerinde olumsuz bir etki gösterir, hekimlik dilinde de argo gibi duruyor. Bir de Türkçe’de ayrıca bir “deprese” ifadesine gerek yoktur.

 “uzun-dönem”
 “Doktor, her hastada uzun-dönem venlafaksin tedavisinin” ifadesinde “uzun” ve “dönem” kelimeleri arasına bir çizgi koymak da nereden çıktı dostum? Çok mu uzun demek istiyorsunuz? Zaten sağolsunlar, hastalar bir kere adam gibi para verip bir ünlüye muayene oldular mı bu tür ilâçları kimseye sormadan senelerce hekimsiz kullanıyorlar. İlişkilerini kullanarak yazdırıyor, yazdıramadıkları zaman da parayla alıyorlar. Hastanın “kelle” sayıldığı son prim sisteminde reçete yazmaya can atan hekim sayısı da az değil.

 “Efexor XR kapsül” mü, “Efexor XR Kapsül” mü?
   Yazının başından beri “Efexor XR Kapsül” diyen yazarımız bakmış nasıl olsa aldıran, denetleyen yok, “Efexor XR kapsül” diye bağlamış. Bu biraz da “ben bildiğimi okumaya devam edeceğim” demek.

   Kelimeler:
   agresyon :
 “agresyon hikâyesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır”
   Uzm.Dr.Mehmet Ali Kutlu, 23 Aralık 2008, 00.50

   LANSOR 30mg MİKROPELLET KAPSÜL
   Firma : SANOVEL İLAÇ SAN VE TİC AŞ
   Prospektüs Onay Tarihi : 09.04.2007
   704-008/12

 “
ATPaz”
   Yukarda, hekimlerin kolayca anlayabileceği gibi “adenozin tri fosfataz” denilmekte. Ancak burada kullanılan kısaltma dil kurallarına aykırıdır. “Alzhaymer Hastalığı'nın” diyoruz, ama, kısaltma kullandığımızda “AH'nın” değil, “AH'nin” diyoruz. Yabancı dillerden aldığımız hepsi yabancı olan kelimelerden oluşan ifadelerin sonuna ek getirileceğinde, dilimizin güzelliklerini korumak için bazı kısaltmalardan feragat edilebilir. Burada da ifadenin “adenozin tri fosfataz” şeklinde kullanılması uygun olurdu. Yukardaki kısaltma “atepaz” olmuş.

 “
gastrik paryetal hücrelerde”
   Her kelimeyi yabancı dilde olduğu gibi bırakmak da tembellik, cahillikle mi açıklanmalı acaba? Kanımca Türkçe karşılıkları olan ve hekimler tarafından kullanılan kelimelerin yerine Latince veya Batı dillerinden kelimeler kullanmak doğru bir tutum değildir. Doktorlar “gastır” veya “gastr” mı diyorlar ki, “gastrik paryetal hücre”yi olduğu gibi bırakmış, Türkçe'ye çevirmeye zahmet etmemişsiniz. Bizden nerdeyse yarım yüzyıl sonra devrimini yapan Küba ilâç yapıyor, bizim bugüne kadar -bildiğim kadarıyla- Sayın Dr.Ziya Özel'in başarısızlıkla sonuçlanan NO'sundan başka girişimimiz yok. İlâç firmalarımız, üretim yolları aramak zahmetine girmek ihtiyacı duymadıkları gibi, prospektüsleri yeniden yazmak zahmetine de hiç katlanmıyorlar, olduğu gibi çevirmek yoluna gidiyorlar. Duruma bakılırsa bu konuda da en ucuzundan işi kapatmaya çalışmak esas yöntemleri.

   Sadece bozuk çorba demek iltifat olur
 “Endikasyonlar” denildikten sonra, “Lansor 30 Mikropellet Kapsül yetişkinlerde;” denildikten sonra, “Duodenal ülserin kısa süreli tedavisi” denilerek kulanıldığı durumlar sıralanmaya başlanıyor. Tamam. Ama bir de bakıyorsunuz ki, “Steroid olmayan antienflamatuvar ilaçların neden olduğu gastrik ülser,” deyip kesiyor. Peki, ama, “ülser” ne? Bir sonraki şıkta tekrar “tedavisi” denilerek yola geliyoruz.

   Virgülünüz mü tükendi?
 “Zollinger-Ellison Sendromu dahil patolojik hipersekresyon durumlarının uzun süreli tedavisi,”. Burada “dahil”den sonra virgül konulmalıydı. Ama belki kalmaşıtır fazla kullanmaktan.

 “tedavisi... tedavisinde”
Yine yukarda “Zollinger-Ellison Sendromu dahil patolojik hipersekresyon durumlarının uzun süreli tedavisi,” denildikten sonra bir sonraki kullanım alanı açıklanırken bu kez “tedavisinde endikedir” denilmiştir. Aynı yanlış, “Endikasyonlar” başlığı altında sıralanan son iki şıkta da tekrarlanmıştır.
 “Semptomatik gastroözofageal reflü hastalığının kısa süreli tedavisi,
 “Erozif özofajitin kısa süreli tedavisinde de kullanılmaktadır.”
   Kısaca “Endikasyonlar” bölümü Türkçe açısından tam bir felaket, bozuk değil, artık kokmaya başlamış bir çorba gibi olmuştur.

 “
gastroözofageal”
 “Semptomatik gastroözofageal reflü hastalığının kısa süreli tedavisi,”nde olduğu gibi “gastroözofageal” birleşik kelimesi -çoğumuzun yaptığı- gibi, araya çizgi konulmadan birleştirilerek yazılmıştır. Bu yazım çekli çoğunluk tarafından benimseniyor gibi. Ancak bazı tehlikeleri taşımıyor değil. Bu alışkanlık hatalı olarak bir dizi kelimeyi, Batı dillerine bakarak birleştirerek yazmayı da getiriyor. Kanımca bu kelimelerin arasına çizgi konulmalıdır. Yani “gastroözofageal” değil, “gastro-özofageal” şeklinde kullanılmalıdır. Ayrıca burada bu kelimelerin Türkçe'lerini kullanmakta da hiçbir engelimizin olmadığını, böylece anlatılmak istenenin hekimler kadar hastalar tarafından da anlaşılmasını kolaylaştıracağını belirtmekte yarar var.
   Biz “gastorözofageal” derken kime sesleniyoruz? Batılılar mı gelip Türkçe prospektüsleri okuyorlar diye onlara yardımcı oluyoruz. Bu Üsküdar Belediyesi'nin internet sitesini İngilizce yayınlaması gibi bir şey.

 “
Steroid”
 “Steroid olmayan antienflamatuvar ilaçların neden olduğu gastrik ülser,”
Burada “steroid” yerine Türkçe'ye uygun olarak “steroit” denilmeliydi.

 “
Lansor, lansoprazol”
   Burada özgün isim “Lansor”dur, “lansoprazol”, “lansoprasole” değil. Bu nedenle etken madde olarak “lansoprazol” kelimesinin büyük harfle başlanarak yazılması ve kelimenin sonuna ek geldiğinde yukardan virgül ile ayrılması gerekli değildir. Kafa karıştırır. Kaldı ki prospektüs yazarı da “lansoprazol”ü bazı yerlerde “Lansoprazol” şeklinde yazdıktan hemen sonra sadede geliyor ve küçük harflerle yazıyor : “Bu nedenle, hasta için beklenen yararlar bebeğe gelebilecek risklerden daha fazla olmadıkça lansoprazol laktasyonda kullanılmamalıdır.” Be kardeşim, şu mereti yazdıktan sonra bir kez de okumaz mı insan?

 “
bebeğe gelebilecek riskler”
 “Bu nedenle, hasta için beklenen yararlar bebeğe gelebilecek risklerden daha fazla olmadıkça lansoprazol laktasyonda kullanılmamalıdır.” Şu “bebeğe gelebilecek riskler” ne demek? Risk ne demek, “riskin gelmesi” ne demek? Bir açıklasanız da biz de anlasak.

 “
laktasyon”
   Kanımca, “lansoprazol laktasyonda kullanılmamalıdır” ifadesi yerine, “lansoprazol süt verme döneminde kullanılmamalıdır” denilmesi daha doğru olurdu. Çünkü “laktasyon”, süt verme dönemini ifade ettiği gibi bizzat sütün memede oluşup sağılmasını da ifade ediyor. Bunun için bir kavram karmaşası oluşmuştur, “laktasyon”, “laktasyon dönemi”, “süt verme”, “süt verme dönemi”, “emzirme”, “emzirme dönemi” gibi.

 “
kazara yaralanma”
   Artık pek kullanılmayan bir kelime “kazara”. “Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden, kazaen, ezkaza” anlamlarındadır. Halk arasında çoğunlukla “kazayla yaralanma” denilmektedir. Yine halk arasında, “kazaen”, “eskaza” kelimeleri “kazara”dan daha çok kullanılmaktadır.

 “
hipertansiyorn/hipotansiyon”
   Yazar eğik çizgiyi bolca kullanmıştır : “nodül/fungal salgı polipleri”, 
 “hiperglisemi/hipoglisemi”, “artışı/kaybı”, “artrit/artralji”, “iltihabı/enfeksiyonu”, 
 “büyüme/jinekomasti”, “artışı/azalması”, “artışı/azalması/düzensizliği”

 “
empotens”
   Yazarın “ekzentem” keşfi gibi bir de “empotens”i var gördüğünüz gibi. Kullanılagelen biçim “impotans”tır, Latince kelime “impotence”.

 “
laboratuar parametreler”
   Yazarın “antienflamatuvar” dediğini görünce bu konuda Türkçe kurala uyan az sayıdaki kişilerden biri olduğunu düşünmüştük. Ama bize yanıldığımızı gösterdi. Yukardaki kelimenin doğru yazılışı “laboratuvar” olmalıydı.

 “
Anormal albumin-globulin oranı”
   Meslektaşlarımız hem “globulin”, hem “globülin” biçimini, hem “albumin”, hem “albümin” biçimini kullaanmaktadırlar. Ancak çoğunluk “ü” harfini kullanmaktadır. Söyleniş de çoğunlukla “globülin”, “albümin” şeklindedir. Kanımca doğru kullanım da budur.

 “glutarilgamatranspeptidaz”
   Bu, bildiğimiz γGT (gama glutamil trans peptidaz) mi?


 “
bilirubinemi”
   Yine “bilirubinemi” değil, “bilirübinemi”.

 “
minör bir artış”
   Bu “minör”ün Türkçe'sini bulamadınız mı? Peki “hafif artış” deseydiniz!

 “
Benign gastrik ülser”
 “Benign” değil -okunduğu gibi- “benin”; “gastrik ülser” değil, “mide ülseri” ; hatta en iyisi “selim mide ülseri” desek!

 “
8 haftaya kadar süreyle”
   En iyisi yazarı da prospektüsün için koymaktı. Benzer yanlış “12 haftaya kadar” denilerek de tekrarlanmaktadır.

 “
hemen yutulur”
   Yazar mikropellet kapsülü yutamayan hastalar için kapsülü açıp içeriğini 60 ml “elma, portakal veya domates suyu”nun üzerine serpiştirerek “hemen yut”turuyor. Dikkat edin, içirmeden yutturuyor. Bu da Türkçe'ye müthiş bir katkı. Sıvılar içilir, doğrudan yutulamaz. Hele 60 ml nerdeyse yarım bardak ediyor. Çocuk bunu hemen nasıl yutacak? Önce içecek, yutma işlemini çabuk gerçekleştirecek sedece. Burada, üzerine kapsülün içeriği serpilmiş sıvının dışarda ve ağızda bekletilmeden alınması için kullanılması gereken kelime “içmek” olmalıydı.

 “
Mikropellet kapsül”
 “Lansor 15 mg Mikropellet kapsül” değil, ““Lansor 15 mg Mikropellet Kapsül””.

   Hemen yutulmuyor
   Bazı kısımlar katlandığı için, gözümden kaçmış hatalar olabilir. Sanovel'in prospektüs yazarının sunduğu reçete “hemen yutulur” türden bir şey değil ne yazık ki. Ve incecik yazıları okumakta epey zorlandığımı da belirtmek isterim. Bu reçeteyi değerlendirmek için harcadığım zamanda birkaç hasta muayene edebilir, kalın olmayan bir kitabı okuyabilirdim.
   Uzman. Dr. Mehmet Ali Kutlu, 15.01.09, 04.20

   MicardisPlus 80/12.5 mg Tablet
   Firma : Boehringer Ingelheim
   Ruhsat Tarihi : 22.09.2004
   Ruhsat No : 116/37
 “Bu prospektüs Sağlık Bakanlığı tarafından 01.03.2007 tarihinde onaylanmıştır.”
   58752/TR/3

 “ambulatuar”
   Prospektüs'te “ambulatuar kan basıncı ölçümlerinde” denilmektedir. Oysa 
 “ambulatuar” kelimesi yabancı dilden olduğu gibi alındığında Türkçe “ambulatuvar” şeklinde yazılmalıydı.

 “tiyazid”
 “Tiyazid diüretiklerin antihipertansif etki mekanizmaları”
   Burada “tiyazid” denilerek yabancı kelime kısmen Türkçe olarak yazılmıştır. Ancak bu işlemin doğru olması için kelimenin sonundaki “d” harfi yerine “t” kullanılmalı ve 
 “tiyazit” denilmeliydi.

 “ajan”,”ekskresyon”
   Bu kelimelerin yerine pekala Türkçe karşılıklar kullanılabilirdi.

 “açilglukuronid” 
 “açilglukuronid oluşur”
   Burada da sondaki “d” yerine “t” kullanılmalıydı.

 “klerens”
   Yaygın olarak “klirens” kelimesi kullanıldığından bu şekilde yazılış rahatsız edicidir.

 “ve/veya”
 “ve/veya sodyum kaybına uğramış”
   Daha önce “ve/veya” ifadesinin kullanılmasının güzel durmadığı yönündeki fikrimi açıklamıştım.
   Devam edecek...

   Nörotrop 800 mg Film Tablet
   Firma : Sandoz
   Kot : 1003326-02

   İncisi:
 "Tedavinin başlangıcında ajitasyon görülebilir, baş dönmesi, baş ağrısı, ekstrapiramidal semptomlar ve konvülsiyon uyku bozuklukları, sinirlilik, irritabilite, tremor gibi nörolojik, mide ağrısı, bulantı, kusma, diyare, kabızlık ve anoreksi gibi gastrointestinal bozukluk, hemoglobin ve hematokrit değerlerinde bir azalma gözlenebilir."
   Yukardaki cümlede hemen göze çarpan 5 yanlış var.
   1."Tedavinin başlangıcında ajitasyon görülebilir," denildikten sonra virgül konulmasının ve cümlenin devam ettirilmesinin ne anlama geldiğini anlayamadım. "Tedavinin başlangıcında ajitasyon görülebilir." bir cümledir ve noktayla sonlandırılmalıydı. Ancak yukarda gördüğünüz gibi virgül konularak ve bir sonraki kelime küçük harfle başlatılarak cümle devam ettiriliyor. Devam ettirilebilir. Ama burada sonradan gelen kısım cümlenin gerçekte "baş dönmesi"nden önce bittiğini gösteriyor.
   2."baş dönmesi" büyük harfle başlamalıydı.
   3."konvülsiyon"dan sonra virgül konulması gerekiyordu.
   4."baş dönmesi, baş ağrısı, ekstrapiramidal semptomlar ve konvülsiyon uyku bozuklukları, sinirlilik, irritabilite, tremor gibi nörolojik," ifadesindeki tüm belirtilerin nörolojik belirti olduğu ima ediliyor, ama kuruluş yanlış. Burada bağlayıcı ve son arazdan sonra kullanılmalıydı. Yani şöyle denilmeliydi : "baş dönmesi, baş ağrısı, ekstrapiramidal semptomlar, konvülsiyon, uyku bozuklukları, sinirlilik, irritabilite ve tremor gibi nörolojik," belirtiler... Ayrıca bu bölümün cümle başı olarak başlaması gerektiğini de yukarda açıklamıştırm.
   5."gözlenebilir"le bitirilen cümlede bu "gözlenebilir" ifadesi, nörolojik belirtiler, gastrointestinal belirtiler, hemoglobin ve hematokrit değerlerindeki azalma için kullanılmış. Ama söylenmek istenilen doğru ifade edilememiş. Son "gözlenebilir" eylemi her bölüm için ayrı ayrı doğru olmalıydı. Okuyun : "Baş dönmesi, baş ağrısı, ekstrapiramidal semptomlar ve konvülsiyon uyku bozuklukları, sinirlilik, irritabilite, tremor gibi nörolojik, ... gözlenebilir." Burada "nörolojik" askıda kalmakta.
   Yukardaki ifadede birinci kısmı ayırırsak birbirine bağlı dört cümlecik olduğunu görürüz.
   a."baş dönmesi, baş ağrısı, ekstrapiramidal semptomlar ve konvülsiyon"
   b." uyku bozuklukları, sinirlilik, irritabilite, tremor gibi nörolojik"
   c."mide ağrısı, bulantı, kusma, diyare, kabızlık ve anoreksi gibi gastrointestinal bozukluk"
   d."hemoglobin ve hematokrit değerlerinde bir azalma"
   Bu üç cümlecik -hatalı olarak- birbirine "gözlenebilir"le bağlanmaktadır. "a" ve "b" cümleciklerini birbirine bağlayarak parçayı anlamaya çalışabiliriz. Ancak sonuç yine değişmez.

   Kelimeler:
   yan etki, advers etki
   kontrendikasyon
   endikasyon
   farmasötik
   dozaj

   Uzm.Dr.Mehmet Ali Kutlu, 05.12.2008, 19.06


   Oferta 5 mg Film Tablet
   Firma : Sanovel İlâç San. ve Tic. A.Ş.
   Ruhsat Tarihi-No : 02.11.2006 – 20928
   Prospektüs Onay Tarihi : 07.11.2006

 “Nöroleptik Habis Sendrom(NMS)”(1)
   Burada
“Nöroleptik Habis Sendrom” ifadesinden sonra parantez içinde kısaltma kullanılmakta, ancak seçilen ifadeye göre kısaltmanın “NHS” şeklinde olmasını beklerken “NMS” şeklinde kısaltma yapıldığını görüyoruz. Yani yazar hem “Nöroleptik Habis Sendrom” demiş, hem de “Nöroleptik Malin Sendrom” kısaltmasını, “NMS”yi kullanmış.
   Yine burada “Nöroleptik Habis Sendrom” denilmesi -alışılagelmiş kullanım şekli “Nöroleptik Malin Sendrom” olduğundan- kulağa hoş gelmemekte, düşünme süerecine müdahale etmektedir.
   Hekimler “malin”, “malinite” ifadelerini kullandıkları gibi, “habis”, “habaset“ kelimelerini de kullanmaktadırlar. Ancak bu şekilde başlangıçta aynı aanlamı ifade etmek üzere iki farklı kelimenin, iki yabancı veya bir yabancı bir Türkçe kelimenin birlikte kullanılması durumunda bu kelimeler giderek farklı analamlar kazanabildikleri gibi, bazen bir sendromu vb ifade için kullanıldıklarında biri diğerinin yerini doldurmamaktadır. Yukarda da ikinci hal söz konusudur.“Nöroleptik Habis Sendrom” ifadesi güzel bir ifade olarak alınamaz.

 “
Alzheimer's hastalığına sahip hastalar
”
 “Klinik çalışmalarda Alzheimer's hastalığına sahip hastalarda yürümede anormallik görülmüştür.”(2)
   Her şeyden önce bu cümle yanlıştır. “Alzheimer hastalarında”(3) demek yeterliydi. Cümle -kötü kurulmuş bir cümle olarak- bu şekilde bırakılacak olsa bile, “Alzheimer's hastalığına sahip” değil, “Alzheimer hastalığına sahip” dememiz gerekmektedir. Cümle içinde “Alzheimer”den sonra yukardan virgül koyup bir “s” eklemenin hikmetini anlamak mümkün değil.

 “
agresiflik
”
 “Doz aşımının en sık rastlanan semptomları ... ajitasyon/agresiflik ...”(4)
Türkçe “kekeme”,”kekeme-lik”, “saldırgan”,”saldırgan-lık” diyebilirsiniz. Ancak yabancı kelime olduğu gibi Türkçe'ye alındığında her zaman sonuna “lık” eklenerek durumun anlatılmaya çalışılması doğru değildir. Bunun farkında olan hekimler de “agresiflik” demezler, ya “agresivite” derler, ya da “agresif hal” gibi bir ifade kullanırlar.
   Bir de burada yazarımız “ajitasyon/agresiflik” demiş. İki kelimeyi, sevimsiz “ve/veya”da olduğu gibi eğik çizgiyle ayırmış. Bunun da bir sevimsizlik veya “katkı” olarak altını çizmeden geçmeyelim.

 “nöroleptik habis sendrom”(5)
   Prospektüs yazarı biraz yukarda “Nöroleptik Habis Sendrom” derken keşimelerin ilk harfleri büyüktü. Ama bu kez “nöroleptik habis sendrom” denilmekte. Aynı ifadede ilk harfler bu kez küçüktürler.

   Hatalı Cümle Kuruluşları
 “Ölümle sonuçlanma 450 mg kadar düşük doz aşımlarında bildirilmiştir, ancak 1500 mg'lık doz aşımını takiben yaşamın sürdüğü de bildirilmiştir.”(6) Bu cümle güzel bir cümle değil. Cümlenin “ölümle sonuçlanma” ile başlaması akışkanlığı bozuyor. “Dört yüz elli miligramlık doz aşımlarında ölümle sonuçlanma vakaları bildirildiği gibi, bin beş yüz miligramlık doz aşımı sonrası yaşamın sürdüğü de bildirilmişitr.” demek daha iyi bir ifade şekli olurdu. İkincisi bu cümleden 1500 mg Olanzapin alımından sonra hayatta kalmanın çok nadir görülen bir durum olup olmadığı anlaşılmıyor. Bu da bilgi aktarmada bir eksikliktir. Üçüncüsü, kısaltmalarda harfler okunur ve ek bu okunuşa uygun olanak seçilir. Örneğin, “mg”(mege), ekli “mg'lik”(megelik). Ağırlık ifade ettiğinden anlaşılırlılığın korunması için “mg'lik” yazılsa da “miligramlık” şeklinde okuyabiliriz. Sadece “mege-lık” diyemeyiz.

 “Emesis başlatılması önerilmez”(7)
   Prospektüs yazarı ya da çevirmen herhalde “hastanın kusturulması önerilmez” demek istiyor. Şahsen 1970 yılından beri tıpla ilgiliyim. Ama “emesis başlatmak” diye bir şeyi ilk kez duyuyorum.


   01 Ocak 2009
   Dr.Mehmet Ali Kutlu
   Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı

(1)Prospektüs, ikinci sayfa
(2)Prospektüs, ikinci sayfa
(3)Ben bu hastalığın adının “Alzheimer” şeklinde değil, “Alçhaymer” şeklinde yazılmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu şekilde okunuyor. “heimer” yazıp, “haymer” okumanın ne alemi var?
(4)Prospektüs, dördüncü sayfa
(5)
Prospektüs, dördüncü sayfa
(6)
Prospektüs, dördüncü sayfa
(7)
Prospektüs, dördüncü sayfa

   Rennie Çiğneme Tableti
   Firma : Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti. İstanbul
   Ruhsat Tarihi : 20.10.2006 No : 209/16
   Prospektüs Onay Tarihi : 25.10.2006
 “Aspirin Plus C”
prospektüsünde olduğu gibi bu prospektüste de dil açısından şahsen hiçbir hata tespit edemedim. Ancak bu prospektüs vesilesiyle iki konuya dikkati çekmek istiyorum.

 “Uyarılar/Önlemler”
   Birincisi, yukardaki başlıkta görüldüğü gibi eğik çizginin iki kelimeyi birbirinden ayırmak için kullanılması. Birdiğiniz gibi “ve/veya” kullanımı yaygın bir kullanımdır. Şahsen bu kullanımı güzel bulmuyorum.

 “takdirde”
 “başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde” (1)
   İkincisi, “takdir” kelimesindeki “d” harfinin kullanımı.
   Bildiğiniz gibi Türkçe’de, her ikisi de Arapça kökenli olan, telaffuzu birbirine yakın gibi iki kelime vardır : “takdir” ve “taktir”. Bunlardan “takdir”, sıklıkla kullandığımız bir kelime olup, beğenme, değer verme, değer biçme, bir şeyin değerini anlamak anlamında, “taktir” ise damıtmak anlamında kullanılmaktadır.
   Benzer kullanım “kalb” ve “kalp” kelimelerinde de vardır. Bu kelimelerden isim olan “kalb”, yürek, kalbimiz, bir şeyin kalbi demek, yine Arapça kökenli olan “kalpazan” kelimesindeki sıfat olan “kalp” ise “geçersiz”, “sahte” anlamındadır. Eskiler, “yürek” demek istedikleri zaman “kalb”, “sahte” demek istedikleri zaman “kalp” şkelini kullanırlardı.
   Daha farklı bir durum o0lmakla birlikte şahsen “takdirde” kullanımının terk edilmesinde bir sakınca görmediğimi belirtmek istiyorum. “Damıtmak” anlamındaki “taktir” çok az kullanılan bir kelimedir. Sıklıkla kullandığımız “takdir” ise zaten halk arasında “taktir” şeklinde söylenmekte ve öğrenciler tarafından sıklıkla konuşma diline uygun olarak “taktir” şeklinde yazılmaktadır. Söylenişin yazıya aktarılmasının doğru olacağı kanısındayım.
   Bu iki husus, Bayer’in prospektüs yazarının kabahati olmaktan çok günümüz Türkçe’sine ilişkin bir tartışmadır. 05 Ocak 2008

(1)Prospektüs, ikinci sayfa.

4

İnciler : Tıbbî Çeviriler, Yazılar

http://www.kutlu.name.tr/484-inciler-tibb-ceviriler-yazilar.html
3 İnciler ve İncirler http://www.kutlu.name.tr/314-inciler-ve-incirler.html
2 Muhabbet Sözlüğü http://www.kutlu.name.tr/192-muhabbet-sozlugu.html
1 Etimoloji http://www.kutlu.name.tr/81-etimoloji.html


   Açıklama :
   4.612 Tık + Sayaçın Gösterdiği Rakam
   Bu sayfa 14 Ağustos 2012 tarihine kadar 4.612 defa ziyaret edilmiştir. Sayfaya korsan saldırı düzenlendiğinden ve virüs bulaştırıldığından dolayı ilk yayın sayfası silinmiş, 14.08.2012 tarihinde yeniden yayınlanmıştır.


Hiç Yorum Yazılmamış
  # Yorum Yaz #

İsim :

Yorum :
(Max. 400 Karakter)

 

Kategoriler

Kör Olma da Gör Beni! (305)
Üç Aşağı Yirmi Beş Yukarı (13)
General H. Çuvalcıoğlu (10)
Ey Millet Yaşa! (291)
Temel Reis (191)
Harp ve Sulh (318)
Vay Vay Türkçe (47)
25.Saat (57)
Sana Belediye Baksın! (812)
Şiir Mani Türkü (107)
Hüsnü Bey (60)
Memo Kukari (299)
Abüzittin Sipsilik Çokşereflioğlu (473)
Sağlık Devirimi (227)
Suzi Kukuli (13)
Türk Mutfağı (17)
Siyasi Cinayetler (6)
Prof Doğrayan (38)
Ey Türk Gençliği! (47)
Dağarcık (172)
İkra Kitaplığı (172)
İlim Çin'de Olsa (21)
Bertaraf Gazetesi (68)
Mankurt Tabletleri (44)
Evliya Çelebi (31)
Tüketici Dosyası (40)
Casmin Şepidi (4)
Hayali Cihan Değmez! (10)
Kakamu Dara (4)
Nekerman Hospital (41)
Dandini Belediyesi (18)
Mankafa Cengâver (33)
13.Kanal (137)
"YEM" Yeşil Rize (47)
Anayasa Tangur Tungur (146)
Atatürkçü Düşünce Derneği (5)
Arşiv ve Depo (18)
İslâm Bey'le Söyleşi (42)
Sehven Bey (2)
Suriye İran (67)
Kuzgun Leşe (3)
Biber Gazı (8)

Anket

Türkiye NATO Toprağı mıdır?
Evet! ( % 10 )
Hayır! ( % 55 )
Ulan senin! ( % 15 )
"Türkiye" kelimesi ırkçı bir kelimedir.İçinde "Türk" var.Ayaklar altına alınmalıdır. ( % 5 )
Başkanım diyorsa bir bildiği vardır. ( % 15 )

Toplam Oy: 20

Takvim

« Ağustos - 2014

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 11411071
 Sitede Aktif: 2
 Ip: 54.83.243.241
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 42
 Toplam Blog: 4464
 Toplam Yorum: 667
 Toplam Resim: 0
 Toplam S.S.S: 0
 Toplam Mesaj: 0
Yorumlar | Bloglar